3G
Yeni başlayanlar için 3G
07 Ekim 2009 – 20:44 | Yorum Yok

3G nedir, ne değildir, ideal kullanım için nelere ihtiyaç duyar ve hangi hizmetleri alabiliriz sorularına yanıt almak için bu yazımıza göz atabilirsiniz.

İlk olarak 2001 yılında Japonya’da NTT DoCoMo tarafından aktif hale getirilen üçüncü nesil mobil …

Devamını Oku »
3G Nedir

3G Programları

Avea 3G

Turkcell 3G

Vodafone 3G

Ana Sayfa » Genel

3G’li Eğitim Başlıyor!

Yazar - 26 Mayıs 2010 – 18:48Yorum Yok

3G’li Eğitim Başlıyor!

Öğrenciler, önümüzdeki yıllarda bir kafede veya evde odasında otururken ders dinleyebilecek. Çocukluğunda okula gitme fırsatı bulamayan annesi de belki cep telefonundan dinlediği dersler sayesinde diploma alacak.

Sınıfın dört duvarını eğitim yeri olarak kabul etmeyen Açık Okul, sınıfta alınan dersi akşam bilgisayarda izleme fırsatı tanıyan 3G ve Uzaktan Eğitim Modeli, her yaşta alınabilen eğitim ve sertifika ile dünyanın her yerinde çalışma imkânı sağlayan Sertifikasyona Dayalı Eğitim Modeli, modası geçmeyecek Meslek Eğitimi ve çocuğun merkezde olduğu Aktif Öğrenme modellerini aktaracağız.

EĞİTİM HİZMETLERİNDE 3G KULLANIMI

Hayatımızın her alanında olduğu gibi eğitimde de 3G kullanılıyor. Öğrenciler artık dizüstü bilgisayarları ile okul dışındaki her yerde rahatlıkla bilgiye ulaşıp, ödevlerini yapabiliyor. Mekânlarla sınırlı kalmayan bu eğitimle, hem istedikleri bilgiye ulaşıyor, hem de sıkılmıyorlar. Kısa süre sonra, 3G’nin getirdiği video teknolojisi ile, öğretmenin sınıfta anlattığı dersi her yerden seyredilebilecekler. 3G ile birlikte, aslında bugün pek de alışık olmadığımız eğitim araçları da gelişiyor. Örneğin kitapları hızla cep telefonumuza indirerek okuyabileceğiz. Ya da sesli sürümlerden dinleyeceğiz.

Anadolu Üniversitesi tarafından hazırlanan ANAPOD ders portalı projesi de eğitimde yeni bir yaklaşıma en iyi örneklerden. Bu proje sayesinde öğrenciler, sınıfta aldıkları dersleri video görüntüsü olarak izleyebilecek. Derslerin kayıtlarını bilgisayarlarına, müzikçalar ya da telefon gibi taşınabilir cihazlara ücretsiz olarak indirebilecekler.

SERTİFİKASYONA DAYALI EĞİTİM

AVRUPA Birliği, özellikle mesleki eğitim alanında Avrupa Eğitim Vakfı (ETF) ile diğer kurum ve sivil toplum örgütleriyle çalışmalar yapıyor. Birliğin amacı, meslek standartlarını oluşturmak. Mesleki gelişime yönelik eğitimler sonunda sınavlar yapılıyor. Bu sınavlarda başarılı olanlara verilen belgelerin uluslararası tanınırlığı var. Sertifikasyon (belgelendirme), birçok açıdan teşebbüsler ve yeni eğitim yaklaşımlarında, yüzyılın temel taşlarından biri olarak gösteriliyor. Gelişmiş ülkeler, işveren, hükümet organları ve eğitimi yapan tarafları bir araya getirerek sertifikasyon için organize etmeye çalışıyor. Sertifikasyon sistemi, çalışanların işyerlerinde kalıcı olmasını sağlayarak sosyal ve ekonomik açılardan da avantajlar sunuyor.

MESLEKİ EĞİTİM

Bu modelde öğrenci, bizzat yaparak, deneyerek öğreniyor. Ancak mesleki eğitim ve öğretimin biçimi ülkeden ülkeye değişiyor. Örneğin kıta Avrupa’sında birçok genç, mesleki eğitime lise düzeyinde başlıyor. Buna karşın, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kariyer ve teknik eğitim (ABD’de mesleki eğitim ve öğretim bu şekilde nitelendiriliyor) çoğunlukla yükseköğretim düzeyinde, özellikle ikili eğitim veren bölge üniversitelerinde (community colleges) yoğunlaşıyor. Bazı ülkelerde örgün çıraklı eğitim yaygın şekilde uygulanırken, diğer bazılarında pratik eğitim hemen hemen yok denebilir. Fakat uluslararası alandaki bu çeşitliliğe rağmen, bazı ortak dersler çıkarmak mümkün. Birçok ülkede yarı zamanlı mesleki eğitimlerle teknisyenlik yolu açılıyor, ikinci meslek dalı uygulaması genel kabul görüyor. Teknik programları bitiren gençlerin yükseköğretim sistemine geçişleri kolaylaştırılıyor.

AKTİF ÖĞRENME

Bu model, öğretimin bireyselleştirmesini kolaylaştırıyor. Çok yönlü gelişim sağlarken, akademik başarıyı artırıyor. Güdü, tutum, kaygı gibi duyuşsal özelliklerle katılım, sınıf yönetimi gibi süreçleri olumlu yönde etkiliyor.

Ömür boyu öğrenen insan yetiştirmek, ancak aktif öğrenme ile gerçekleş-tirilebiliyor. Yaşam boyu öğrenen insan sadece etkili öğrenmekle ve öğrendik-lerini etkili kullan-makla kalmıyor, okul dışında da öğrenmeye devam ediyor.

Bu modelde öğrencilerin iletişim, ekip çalışması, üst düzey düşünme gibi destekleyici becerileri de gelişiyor.

AÇIK EĞİTİM

Açık eğitim modelinde çocuklar, belirli etkinlikler için oyun alanlarına ve diğer açık alanlara gidebilirler. Toplumu oluşturan bireyler, çocuklarla ilgili, beceri ve deneyimlerini paylaşmak için okula gelebilirler. Açık eğitim okul duvarlarını yıkar, öğrenme dünyasını gerçekte bütün dünya olarak düşünür. Sınıfın dört duvarını eğitim yeri olarak kabul etmez. Bu modelde sınıf, oyun alanları ve toplumdur. Açık sınıflarda çocuklar, kendi kendilerine öğrenir, ilgi ve eğilimleri doğrultusunda istediği etkinliği seçerler. Öğretmen, daha pasif ve çocuğun aktif öğrenmesini “kolaylaştırıcı” kişi olarak davranır. Teşvik ve motive edicidir. Doğrudan olmamak koşuluyla çocuklara rehberlik yapar. Çocuk öğrenme sürecinin merkezidir ve kendisi bizzat öğrenmeden sorumludur.

UZAKTAN EĞİTİM

Gelişmiş ülkelerin birçoğunda, farklı uzaktan eğitim modelleri üzerinde çalışmalar sürdürülüyor. Bunların içinden web tabanlı ve uydu ile eğitim gün geçtikçe yaygınlaşıyor. 1955’te radyo, televizyon gibi araçlar uzaktan eğitim için kullanılıyordu. 1968’de İngiltere’de kurulan “Open University”, günümüzde Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Almanya ve diğer Avrupa Birliği ülkelerine hâlâ hizmet veriyor. Video gibi araçlar da görsel eğitim amaçlı kullanılıyor. Multimedya (ses, görüntü, telefon bağlantısı) bilgisayarla birleşince, teknoloji eğitim amaçlı kullanılmaya başladı. Uzaktan eğitim, sırf geleneksel eğitim göremeyen insanlara özel ortaya çıktığı için, öğrenciyi merkeze almış bir sistem olarak kabul edilebilir.

Cevap ver !

Kullanıcı: giriş yapılmış yorum yaz.